16 Mayıs 2009 Cumartesi

FM 2009 with Panini Style Facepack



Sadece 1 finalim kaldı ve o da önümüzdeki perşembe.Günübirlik Sakarya'ya gidip sınava girip gelicem.O yüzden bugün İstanbul'a geldim ve özlediğim Fm'nin başına oturdum.Ancak biraz daha bağlanabilmek için birşeyler arıyodum ki bu facepack'i buldum.Gerçekten çok iyi bir çalışma.Cut-Out tarzı resimlerde çok hoş dursa da bu da oyuna çok yakışır.İlgilenenler buradan indirebilirler.

14 Mayıs 2009 Perşembe

İtalya'da Farklı Bir Final

Son yıllarda İnter - Roma maçları artık klasikleşmişti, bu yıl ikisinide kupadan beklenmedik vedaları Lazio - Sampdoria finalini getirdi. Lazio'nun kupayı almasını bekliyordum yeni dönemde en beğendim oyunculardan biri olan Zarate perdeyi açtı Lazio'yu öne geçirdi.

Pazzini, Fiorentina'da oynamadığı günlerin acısını burda çıkartmaya devam ediyor çatır çatır gol atmaya devam ediyor. Fiorentina için kaçan balık büyük oldu desek yeridir. Uzatmaları izlerken uyuya kaldım ve malesef penaltıları izleyemedim. Bu da benim için üzücü bir olaydı. Bana göre Lazio hakketiği kupayı aldı seneye Euro Cup'ta yer almayı haketti. Uzun süre sonra farklı bir takımda İtalya Kupasını müzesine götüren bir takım oldu.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Fener Zenci, Beşiktaş Güiza'yı Sever


Güiza Beşiktaşa gol atmaya devam ediyor ve kendisini uzun süre sonra okçu haraketi yaparken gördük. Dün Aragones'in dediği gibi "bir takımı bir sezonda 3 kez yenmek zor olur " tabiri gerçek oldu ve ne kadar tecrübeli bir teknik adam olduğunu bir kez daha gördük. Bünyamin Gezer'in golü hariç bütün goller güzeldi ve keyifli bir maçtı. Aragones Uğur'u çıkartıp Semih'i alınca sol kanat koridor oldu orayı kollayamadı ve Fenerbahçe'nin sonu burdan sonra geldi. Ama konuşulması gereken bir şey varsa oda Bobo'nun golü, "tam çıkart şu adamı ruh gibi dolaşıyor etrafta" derken golü resmen ağzıma tıkadı bende sadece "oha" demekle kaldım. Fener kupa ümitlerini başka bir bahara bırakarak Galatasaray gibi sezonu kupasız bitirdi. Yarından itibaren artık Aziz Yıldırım facebook'ta Türkiye Kupası'nın hayranı olur heralde.

Yaza Girerken

Geçen hafta itibari ile yukardaki Ray-Ban'ın beyaz çerçeveli damla gözlüğünü almıştım. Her ne kadar arkadaşım "bu gözlük geçen senenin en demode gözlüğü seçildi" desede çok hoşuma gitti benim ve beyaz tutkumu biraz daha arttırdı.


Bu gözlükte son gözdelerimden. Galiba Ray-Ban'ın "Clubmaster" serisi diye tahmin ediyorum. Bunla birlikte de plajların keyfini güzelce sürebilirim heralde.

12 Mayıs 2009 Salı

Aramızda 1 Gerginlik mi Var ?


Post'un başlığı kendisinin ilk duyduğum şarkının adı gerçekten çok kaliteli bir çalışma olmuş ve diğer şarkıları da hoşuma gitti. Türkiye'de böyle müzik yapan insan az bulunur oldu. Jamiroquai tarzına daha çok yatkın yaptığı müzik
Bora Üzer'in şarkılarını myspace linkinden dinleyebilirsiniz ve orada kısa bir özgeçmişten de bahsetmişler. İnşallah yolu açık olurda bundan sonra daha kaliteli daha güzel şarkılarıyla eğleniniriz :)

11 Mayıs 2009 Pazartesi

L.U.F.C. !


Uzun zaman sonra bloglar alemine geri dönmekteyim en son posttum aylar önceydi. Kuzenimin finalleri ve benim 2 hafta önce biten vizelerim üstüne gelen proje ödevleri ardından gelen güzel notlarla aldığım güzel gazla Football Manager'a kendimi fena kaptırmam sebebiyle blog biraz boş kaldı. Bu oyunu Arsenal, Roma ve Galatasaray'dan başka takımla açtığım ender görülmüştür araya Porto'yu koyabiliriz, farklı bir takımla ve sevdiğim bir takımla oyuna başlamam beni bir hayli sürükledi, sosyal hayattan koptum diyebilirim. Bu posttu yazmadan önce Tottenham'a deplasmanda 2-1 yenildim fakat bir dahaki maçım kendi evimde Man.Utd. ile ezeli rakibimle maçıma başlamadan bütün takım taraftarlarına Elland Road'ı doldurmalarını diliyorum :)
Leeds United maceramda ilk sezonumda ligi rekor puanla bitirerek bir üst lige çıktım. Bir sonraki sezonda yönetim benden orta sıralarda olmamı bekliyordu ama sezon sonunda ben Play Off noktasındaydım. Watford'la yapılan ilk Play Off karşılaşmasından sonra bir basın mensubu "Alınan bu kötü sonuçtan sonra Premier Lig zoramı girdi" gibilerinden bir soru sordu. Ben gayet olaya kendimi kaptırmış bir şekilde. "Sizin istediğiniz değil, Leeds halkının istediği olacak. Leeds seneye Premier Lig'de olacak ve en kısa sürede bu takımı eski günlerine dönüştüreceğim" gibi iddialı bir söz kullandım. Şimdi ise Premier Lig'de ilk yarı sonlarına yaklaşmışken kimsenin beklemediği bir noktadayım basın benden 19. olmamı beklerken 7. sıradayım. Hadi bakalım Leeds eski günlerine geri dönebilcekmi. Acaba yeni bir Alex Ferguson'mu doğuyor. Bu soruların cevabını 1-2 ay sonra yazıcağım postla dile getirmeyi düşünüyorum. Allah yardımcım olsun :)

10 Mayıs 2009 Pazar

Finaller


Kaç dersten geçicem,kaçından kalıcam.1.8 ortalamaya takılıp yaz okuluna gelicem mi?Şundan DC alsam bundan CC garanti zaten vs...Şu son virajı döndükten sonra belli olucak bu soruların ve ihtimallerin cevapları.O zamana kadar Ricardo Paşa beni şaşırtıp birşeyler yazarsa blogda boş durmaz inşallah:)

7 Mayıs 2009 Perşembe

O An(Top Ağlarda)

9' Michael Essien 1-0

90+3' Andres Iniesta 1-1

%100 Iniesta


Kaleyi bulan tek şut ve final...Son zamanlardaki gibi gollü bir mücadele olmadı bu akşam Stamford Bridge'de.İlk önce Essien'in füzesi geldi ve o dakikadan itibaren Chelsea kendi sahasında inanılmaz bir savunma örneği gösterdi.Bu kilidi bir türlü aşamadı Barcelona.Gelebildikleri tek yer Dani Alves'in bindirmeleriyle sağ kanattı.Ama 90+3'e kadar Sabri Sarıoğlu'ndan bile kötü oynayınca Alves, hiçbirşey yapamadı Barcelona.90+3te sonunda iyi bir orta yapabildi ve top dönüp dolaşıp Iniesta'nın önüne düştü.O da harika bir dış vuruşla topu ağlara yolladı ve turu takımına getirdi.Gole Galatasaray yada Roma atmış gibi sevindim.Nedenide İngilizler'in Avrupa Kupaların'daki hegemonyası ve golü Iniesta'nın atmasıydı.Barcelona'da Messi'den sonra en kilit isim bence.Finalde bir de ManU'ya yerleştirse...

Ölmüşün Ağlayanın Yok

Gol olucak neredeyse adamdan ses seda yok.Top diğer kaleye gidince tepki verebiliyor gol kaçtı diye.Anlatmasın artık şu adam maç falan...

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Arsenal 1-3 ManU

"Bu maçtan önce, herkes Arsenal'in iyi futbolundan ve turu geçebileceğinden bahsediyordu. Ancak, birçok pozisyona girdik ve 3 tane gol attarak finale çıkan taraf biz olduk.Biz 11 adamdık, onlar ise 11 çocuk. Yeteneğimiz sayesinde rahat bir galibiyet aldık."
Patrice Evra