12 Kasım 2009 Perşembe

Sinema'da El Clasico Keyfi

Yakında oynanacak Barça-Real maçı öncesi maçın sinema salonunda gösterme kararı alınmış İspanya'da. Gerçekten süper bir ticari fikir ilk duyduğumda bi aklımdan geçirdim. Perde, ses sistemleri gerçekten insanın tüğleri diken diken olur bi de 3D gözlük verdilermi olay tamamdır perdeye mısır atmaya başlarlar gerçek sanıp. Tabi böyle bir şey söylendiği zaman akıllara ilk gelen düşünce acaba bu Galatasaray-Fenerbahçe maçları için olurmu diye... Sizce ?

Ankaragücü Olmak


100. yılına sansasyonel bir giriş yaparal Vassell'i kadrosuna katmışlardı ve yıllardır gidip gelen Hikmet Karaman ile bu sezona başladılar ama şu günlerde herşey ters gidiyor başkent ekibinde. İlk önce Ankaraspor ile bağlantıları yüzünden baya bi ortalık karıştı sonra Bebbe kaldığı otelden kovuldu haberi çıktı bir kaç gün sonra ise Hikmet Karaman ile yollarını ayırdılar. Galatasaray karşısında alınan galibiyet bile onu koltuğunda tutamamıştı. Bugün ise Vassell, klüp tarafından parası ödenmediği için otelden kovulmuş, sonra başkana ulaşamayıp kendi imkanları ile başka bir otele geçmiş. Gerçekten Türk futbolu için dramatik olaylar. Devre arasında Vassell'de yolcu gibi görünüyor, bu olaylardan sonra memleketini özlemiştir sanırım...Ankaragücü ise Ersun Yanal ile anlaşmış devre arasında o da gider 2. yarıya Hakan Kutlu ile başlarlar bir dahaki sezon Hikmet Karaman veya Yılmaz Vural ile tekrardan sezona başlarlar artık.

10 Kasım 2009 Salı

Robert Enke Vefat Etti !

Bir zamanlar Barcelona ve Fenerbahçe forması giyen Alman kaleci Robert Enke'nin öldüğü haberi ajanslara düştü. Tren yolunda vefat eden Enke'nin intihar edebileceği düşünülüyor. 8 aylık bir bebeği olan Enke eceliylemi öldü yoksa intiharmı etti Alman polisi bunu araştırıyor. Başarılı bir kaleci iyi bir evliliği ve 8 aylık bir bebeği varken neden intihar edildiği bilinmez ama ben duyunca şok oldum. Allah yakınlarına sabır versin... Bu durumlarda da insana söylencek pek bir şeyde kalmıyor.

Re-Turn

"Küçük Ronaldo" Ronaldinho bu sıralar uzun süreden sonra sevenlerini ve Milan tarafatarlarını mutlu etmeye başladı. Geçen sezon çok gösterişli, büyük umutlarla transfer edilen Brezilya'lı geçen sezon bir iki maç hariç genel düşüşünü devam ettirdi. Geçen sezon Milan içinde bir hayal kırıklığı ile tamamlandıktan sonra ve Kaka'nın takımndan ayrılması ile birlikte herkez gibi bende bu Milan ne yapıcak sorusu oldu. Bu sezonda kötü başlamıştı ve Şampiyonlar Ligi'nde de Zürih mağlübiyeti bazı şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesiydi. Roma maçı gelip çattığında daha dakikalar 3'ü gösteriyor ve Jeremy Menez golü ve Roma 1-0 öne geçiyor Milano deplasmanında. Herkez 56. dakikaya kadar aynı şeyi düşünüyor Milan bu yıl yine aynı ! Ronaldinho'nun penaltı golü ve 67. dakika da Pato'ya yaptığı güzel asist ve 2-1 öne geçip galibiyetin gelmesi. Bu maç sonrası Milan bir seriye başladı, Seri A ve Şampiyonlar Lig'in de 7 maçtır yenilmiyorlar, çoğu golün arkasında ise Ronaldinho imzası vardı. Ronaldinho'yu böyle görmeyi gerçektende özlemişiz. Her yükselişin bir düşüşü olur ama her düşüşünde bir yükselişi olmalıdır, en azından bu dünyaca ünlü yıldızlar için olmak mecbureytindedir. Bilinmez belkide yaklaşan Dünya Kupa'sı için böyle oynayabilir de. Dunga'nın gözüne girebilmek için, geçen seneyide dinlenme seneside görmüş olabilir. Anelka'nın Fenerbahçe'ye geldiği zamanda bu öngörü vardı, "dinlenmek" için geldi. Ama şu anda Roni formunun zirvesinde ve dahada üstüne katarak onu yazın Afrika'da görmek isteriz. Adriano ve Ronaldo'nun da ülkelerinde düzenli olarak oynadığını varsayarsak, Ronaldo biraz zor gözüksede yaza kadar iyi çalışırlarsa Adriano ve Ronaldinho'yu yazın Afrika'da görebilme ihtimalimiz yüksek olabilir...

Takımın Menfaati İçin

Dünkü oynanan maçta Liverpool Birmingham ile 2-2 berabere kaldı 1-0 öne geçen kırmızılar ne olduğunu anlamadan 2-1 geriye düştü ve devre böyle bitti. 43. dakikada sakatlanan Riera yerine giren Gerrard oyunu ciddi bir şekilde haraketlendirdi. Ama maçın asıl kahramanı vardı o da N'Gog 1 gol attı 1 gol yaptırdı penaltı ile fakat böyle penaltı Türkiye'de çalınsa "eyyamcı hakem, anadolu takımlarını eziyorlar" vs..vs.. bir sürü kalıplar giydirirdik nasıl olsa bunları çok seviyoruz. Ama böyle haraketler yapan oyunculara ağzımızı açıp birşey demiyoruz. Çünkü biz futbolu değil kazanmayı seviyoruz. Olayın N'Gog yönü ise takımına 1 puan getirdi fakat her ne olursa olsun İngiliz futbol severler bu tip oyunculara pek sempatik davranmazlar geçenlerde Arsenal'li Eduardo'ya verilen bir ceza vardı ama o ceza kalktı sanırım. Bu yaptığı haraket sonunda umarım bu çocuğu harcamazlar çünkü gerçekten müthiş bir yetenek. 3 hafta sonra Everton derbisi var Goodison Park'da oynanacak maçta sağlam bir tepki toplar diye düşünüyorum. Yolu açık olsun Ada'dan ayrılcak ise gelsin bizim ligimize biz ona güzel şekilde kucak açarız, nasıl olsa böyle modeller bizde çokça fazla...

1881 - ∞

9 Kasım 2009 Pazartesi

Basın !

"Basın yalan yazıyor, şampiyon olmayınca" tarzında bir yorumla yazıma başlıyacağım fakat çok klasik olcak. Hangi gazeteye baksam hangi kanalı açsam. Adnan Polat, Arda'ya ne dedi. Rijkaard bugün ne giydi. Arda, Louis Vuitton ayakkabıları ne yaptı. Futbol açısından batırmaya yaklaştılar, psikolejik olarakta insanlarla oynuyorlar. "Çeşitli yazarlar" Arda için psikolejik destek alması gerektiğini söylüyorlar ama bilmiyorlarki asıl problemli olanlar kendileri, bir ara kendi beyinlerine baktırsalar çok daha faydalı olur insanlık için. Bir insana da bu kadar yüklenilmez ayıptır bu Rijkaard'da insan Adnan Polat'da insan Arda'da insan. Zamanında bu Tugay'a çok yapıldı şimdi ise Arda'ya yapılıyor. Umuyorum ikisinin kariyeri birbirine benzer bu "gerizekalı kafalı" insanlar kimin hakkında nasıl konuşutuğunu daha iyi anlar !

1 Gün 3 Maç

Diyarbakırspor 1 - 2 Galatasaray

Chelsea 1 - 0 Man. Utd.

OL 5 - 5 OM

Cuma gününden gripe yakalanınca haftasonu için evde oturmaktan başka pek bir ihtimal kalmıyor. İyiki de hasta olmuşum diyorum pazar günü 2 mükemmel maç izledim biri Fransa'dan biri İnglitere'den. Chelsea maçını izlerken çok ciddi bir şekilde nefes almakta zorluk çektim bu nasıl bir tempodur bu nasıl bir enerjidir. Bu maç biter bitmez Galatasaray maçını açtım ve film orda koptu diyebiliriz, atmosfer ve futbol açısından büyük farklar vardı gerçi oyuncu kalitesinin de bunla ilgisi var, Gökhan Zan-Terry ve Essin-Ayhan eşleştirmesi yapmak biraz futbol adına saçma olur. Sezon başında alınan sansasyonel sonuç ve oyun Rijkaard ve Neskeens'si oldukça sevmemiz için geçerli bir nedendi. Ama böyle bir galibiyet alıncaksa orda 2 - 1 Diyarbakırspor yenseydi şu anki duygularımda bi değişklik yapmaz. Geçen hafta ortasında Rijkaard "Herkez Barış ve Topal'ı örnek alsın, yedek kalmayı sorun etmediler çalıştılar ve formayı kaptılar" dedi, dedi de Barış'ın yaptığı akıl almaz o kadar adam arasından cezalılar sakatlar derken yer bulmuşsun ve sarı kart olduğunu bile bile elini topa uzatıyorsun. Umuyorumki ortasahadaki yerini tekrardan alır, çünkü Barış beğendiğim bir oyuncu her ne kadar teknik açıdan boyundan büyük işler yapmaya çalışıp her zaman tepki toplasada enerjisi ile takıma ayrı bir hava katıyor, kaldı ki Sabri'ye yıllardır katlanıyor bu taraftar. Barış'a da biraz zaman tanımak lazım. Sanıyorumki Barış'ın atılması yüzünden olsa gerek Elano 86'da oyuna girdi, normal oyun düzenin de 70 civarlarında oyuna gireceğini sanıyordum ama 10 kişi kalmak bunu biraz rötarlı oldu. Çoğu insanda Elano'yu tartışıyor. Herkezin bildiği gibi ama kimsenin umursamadığı uyum sorunu var. Hayatında ilk defa gördüğün insanlar ile futbol oynuyorsun ve senden performans beklemek için biraz aceleci olabiliyor. Bunun en yakın örneği Deivid'dir ilk geldiği sezon çok az oynadı fakat ikinci sezonda Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde ki başarısının baş mimarıydı, bu sıralar TV izlemez ise Galatasaray ekip olarak "sözde sıkıntılı" dönemi çok rahat aşıcaktır. Jupp Derwall bir takım bir sezon boyunca her zaman zirvede olamaz, böyle olursada fizik kurallarına aykırıdır gibisinden bir sözü vardı bende buna yoruyorum şu anda oynanan futbolu...

3 Kasım 2009 Salı

Sabri Sarıoğlu &Şut Sendromu

''Şut çekersiniz, top gol olabilir, dışarı gidebilir ya da kaleci kurtarabilir. Yani atak biter. İnsanlarda bunun hayal kırıklığı yaşanıyor. Futbol sonuç oyunudur ve şut çekmezsiniz gol olmaz. Denemek lazım. 10 şut çekersiniz, dokuzu dışarı gider, biri gol olur ve o gol maçta size galibiyeti getirir. Futbolcu, topu müsait pozisyondaki arkadaşına vermek yerine kaleye şut çekebilir. Bunun yanlış tercih olduğu top kaleye girmeyince ortaya çıkar. Kısaca şut imkanı yakalanmışsa futbolcu vurmalı''

Teksas'lı Minibüs




Çekim pek iyi değil ama Bursaspor sevdasını çok güzel dile getirmiş minibüs sahibi.Benzeri de şuradaydı.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Katalonya Teknik Direktörü

Johan Cruyff

Efsane Barcelona'daki görevinden 13 yıl sonra tekrardan görev başına geçmiş.Bu işten para almıyacağı açıklanmış.Sadece Johan Cruyff vakfına destek verilcekmiş.

*Katalan milli takımı hiçbir resmi nitelik taşımadan diğer milli takımlarla ve bazı özerk diğer bölegelerle maçlar organize ediyor.