30 Temmuz 2010 Cuma

Volkan,Hakan ve Aykut


3üde aynı jenerasyonun kalecileri.3'ü de 3 ayrı büyük takımın kalesini koruyor.Bundan 6 sene önce bu 3 kaleciden hangisi milli takımın kalesini korur diye sorsaydık birilerine çoğunun cevabı Aykut olurdu.Daha düne kadar Volkan uçmuyor saçı bozulacak diye taşa tutuluyordu.Hakan zaten Rüştü'nün yedeğiydi ve kendisine verilen şansları yeterince kötü değerlendirmişti.Aykut tüm bunlara rağmen bu 3ü arasında en kötüsü hala.Volkan açık ara kendini geliştirdi.Hakan desek en azından dünkü maç için konuşursak takımını kurtardı.Ama Aykut allah korusun bir avrupa kupasından daha eleyecek neredeyse bizi.Steau maçı ve şimdi Belgrad.Ufuk geçsin kaleye demeye korkuyorum.Rijkaard kaleci isteğinde haklı diyecem ama onunda bir şey bildiği yokmuş dün canlı canlı gördük

29 Temmuz 2010 Perşembe

Ölüm Yıldönümünde Sami Yen'deyiz



"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."
---
Onun nasıl biri olduğunu tam olarak anlayabilmek onu anlatabilmek tabi ki mümkün değil.Belkide Türk sporunun en önemli ismi Ali Sami Yen.1923 yılında Türkiye idman cemiyetleri vakfın kurucularından ve başkanlığını yaptı.1924 yılında Paris Olimpiyatlarına katılan ilk türk kafilesinin başkanlığını yaptı.1926-1931 yıllarında Türkiye Milli Olimpiyat komitesinin başkanlığını yaptı.
Ve tabi ki en önemlisi,en özeli,en anlamlısı Galatasaray Spor Kulubünü kurdu.Kendisinin de dediği gibi bir renge bir isme malik oldu Galatasaray.Türk olmayan takımları yenerek Avrupa şampiyonluğu kazandırdı bu ülkeye.Hemde örnek gösterdiği İngilizler'i devirerek.Her şeyin başı Ali Sami Yen'dir.Bugün hala onun izinden gidiyoruz tüm camia olarak.
Mecidiyeköye giderken sadece bir stadyuma değil Ali Sami Yen'e koşuyoruz yıllardır.Bugünde öyle yapacağız.Hemde onun istediği amaçladığı şey için,Türk olmayan bir takımı yenmek için.Tek fark Ali Sami Yen'deki son senemizin vermiş olduğu o buruklukla orada olacağız bu sefer.Ama değişen bir şey olmayacak,yeni stadın adı ne olursa olsun,belki yıllar sonra dahada yeni bir stat yapılsa bile...Bize her yer ALİ SAMİ YEN

ASRoma 10/11 Fikstürü


1-Roma-Cesena
2-Cagliari-Roma
3-Roma-Bologna
4-Brescia-Roma
5-Roma-Inter
6-Napoli-Roma
7-Roma-Genoa
8-Parma-Roma
9-Roma-Lecce
10-Lazio-Roma
11-Roma-Fiorentina
12-Juventus-Roma
13-Roma-Udinese
14-Palermo-Roma
15-Chievo-Roma
16-Roma-Bari
17-Milan-Roma
18-Roma-Catania
19-Sampdoria-Roma


Kolay başlayan bir fikstür. 10. haftadan sonra ise 5 maç rahat yok Roma'ya.Yinede bu zorlu virajda dahil Juventus ve Napoli deplasmanlarında zorlanır bence Roma.Onun dışında elbet ufak tefek kazalar olur ama çok takılacağını düşünmüyorum şahsen.Birde 17. haftaki Milan maçından çok 19. haftadaki Sampdoria maçı sezonun kritik maçlarından olacaktır.Özellikle ligin 2.yarısındaki maçta çok değişik senaryolar görebiliriz.Zira geçen sene Sampdoria Roma'yı Olimpico'da yenip şampiyonluğu Inter'e vermişti bir bakıma.

la Roma | Juan Posteri


23 Temmuz 2010 Cuma

OFK Belgrad İncelemesi


3. Ön eleme turundaki rakibimiz OFK Belgrad oldu.Belarus temsilcisi Torpedo Zhodino'yu 2-2 ve 1-0 lık skorlarla geçmeyi başardı bir önceki tur Sırp ekibi.İlk maç Ali Sami Yen'de 29 Temmuz'da,rövanş ise 5 Ağustos'ta 16 bin kişi kapasiteli Omladinski Stadyumunda oynanacak.


Geçen seneyi liginde ikinci Kızılyıldız'ın 21 puan gerisinde 3. olarak tamamladı OFK Belgrad.Yani iki lokomotif olan Kızılyıldız ve Partizan'dan açık ara geride olan bir kulüp. Forvetleri Milic ve Simic toplam 11 gol atmışlar geçen sezon.Kadrosunda Karadağlı Jekojevic ve Mrvaljevic ve Brezilyalı Caue dışında yabancı futbolcu bulunmuyor.


Bu güne kadarki en büyük başarısı 62-63 sezonunda oynadıkları Kupa Galipleri Kupası yarı finali.Tabi ki ogünlerinden çok uzak şu an Belgrad.Tahminim ilk maçta farklı bir skorla turu garantileyeceğimiz yönünde.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Adnan Polat & Ercan Saatçi


Bu iki ismin yan yana yazılması bile imkansız olmalı aslında.Kendini spor yorumcusu sanan şarkıcı bozuntusu çıkacak televizyonda Galatasaray'ı böyle böyle yaptık diyecek daha sonra da Galatasaray'ın başkanı onunla aynı masada sohbet edecek.Olacak iş değil.Dünkü Galatasaray Fenerbahçe maçının öncesinde yaşanmış bu olay.Aziz Yıldırım ,Nihat Özdemir,Murat Yalçındağ ve Adnan Polat'ın yer aldığı bir yerde o şahsiyetsiz herif ne arıyor zaten oda ayrı bir soru işareti.Tek bildiğim aynı konumda Aziz Yıldırım olsaydı anında defetmişti Ercan şerefsizini ordan.Bazen Aziz gibi olmak gerekiyor galiba.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

2010/2011 Fikstür Çekimi


2. HAFTA: TS-FB ve GS-BUR
5. HAFTA: FB-BJK
7. HAFTA: TS-BJK
9. HAFTA: FB-GS
10. HAFTA: BUR-FB
11. HAFTA: TS-GS
12. HAFTA: BUR-TS
14. HAFTA: GS-BJK


Fikstürden önemli maçlar bu haftalarda oynanacak.Fenerbahçe maçınında TT Arena'da oynanacağı kesinleşmiş oldu böylece.İnşallah hayırlısı olur ve şampiyon oluruz.İlk senesinde şampiyonluk yaşar TT Arena.


20 Temmuz 2010 Salı

O an(Del Bosque)

Salamanca'nın meşhur Anıt Mayor meydanı.Teknik direktör olmayan(!) Del Bosque şampiyonluk sonrası halkı selamlıyor.Aklıma ilk gelen ise Bakış Açısı filmindeki patlama sahnesi...

Basketbolda Değişen Kurallar


Her sene ufak tefek kural değişiklikleri olurdu baskette bize de sınavda sorulurdu.Ama bu sene daha radikal değişiklikler yaptı FIBA.Sınav sorularının bir kısmıda belli olmuş oldu haliyle.En önemli değişiklikler ise şöyle:
-3lük çizgisi 6,25ten 6,75 m'ye çekildi.
-4 periyotların son 2 dakikasında mola alan takım önceden yarı sahadan başlıyordu.Artık dip çizgiden 8,325m uzağa çizilen bir çizgiden kendi yarısaha alanından başlayacak.
-Bençlerin orta çizgiye olan uzaklığıda 5 m olacak.Kısıtlamalı alan dikdörtgen olacakmış ki en uygulanmayacak olan kural bu hiç bir koç için kısıtlamalı alan yok malesef.Sahaya bile rahatça girebiliyorlar.

3 lük atmak bir yerden sonra kasların ezbere hareketi gibidir.Değişen 3lük mesafesiyle ezberler biraz bozulacak gibi.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Transferde Hareketlilik


Adnan Polat'ın 5 yabancı transfer edeceğiz sözü ile bayağı bir heyecanlanmıştım üstüne bir de Cana gelince dedim herhalde peş peşe patlatacaklar bombaları fakat öyle olmadı. Cana'dan sonra sessizliğe bürünen Galatasaray yönetimi suskunluğunu bozdu ve ilk önce taraftarın sevgilisi Kewell ile sözleşme imzalandı ve taraftarın rahat maç izlemesine mani olan Leo Franco ve benim hala Galatasaray'da olduğunu bilmediğim Carrusca ile yollar ayrıldı. Yerli transferini erkenden bitiren Galatasaray yabancı transferinde gecikince endişeler artmıştı tabi.

Ama yaklaşık 20 dakika önce (tam olarak 17,01'de) Pino da açıklandı ve 2 haftadır bütün gazetelerde, spor sitelerinde ve televizyonlarda duyurulan olmuş oldu. Yani iki gün içinde takıma bir "Oz Büyücüsü" ve bir "Sihirbaz(El Mago)" katılmış oldu. Kewell için katılmış oldu diyorum çünkü sanırım sözleşmesi bittikten sonra imzalandı. yani arada serbest kaldığı bir dönem vardı. Bu transferlerle Galatasarayın yabancı futbolcu sayısı 6'ya çıktı. Bu da demek oluyor ki bu saatten sonra yabancı alınırsa yedek olacak yada bu 6 kişiden birini kesecek. Kewell, Pino ve Cana'nın yeni sözleşme imzalaması dolayısıyla kesileceğini düşünmüyorum. Lucas Neill'in ise devre arasında takıma katılıp verdiği katkıdan sonra yedek oturması en imkansız olaydır. Sonuç olarak yeni transfer veya transferler yapılacaksa ve Elano-Baros ikilisinden biri veya ikisi satılmayacaksa. Bu transfer veya transferler Elano-Baros ikilisinden iyi veya onların yedeği olmayı kabul edecek oyuncular olacaktır.

Şimdi gelelim takımda taraftarların aklını karıştıran bir diğer meseleye. 19 numara sorunu. Hepimiz biliyoruz ki iki yıldır Kewell'ın giydiği 19 numaralı formayı hazırlık maçlarında Cana giymeye başladı. Cana bundan önceki iki klübünde(Sunderland ve Marsilya) 19 numarayı giymiş ve 19 numaranın uğurlu olduğuna inanıyor. Fakat 19'un asıl sahibi Kewell'ın tekrar 19 giymekte ısrar etmesi sonucu takımda ufak çaplı bir kriz yaşanır mı merak konusu. Yine bekleme vakti. Allah hepimize sabır versin.