19 Haziran 2010 Cumartesi

Kahvenin En Keyiflisi

Tam çeyizlik.Bilmem anlatabildim mi:)

Galatasaray Formaları Hepsiburada'da


Yukarıdaki formayı kargo ücreti dahil 38 liraya aldım.Geçmiş formalarında bir kısmı satışta.Hazır aynı parçalıyı kullanacağımız söylenitleri varken bu fiyata almak gayet mantıklı bence.Formalar burada.

18 Haziran 2010 Cuma

Quaresma,Insua,Postiga Ve Diğerleri


Bilmiyorum daha ötesi olurmu Quaresma transferinin.Ricardo Quaresma geldi Türkiye Ligi'ne kolay kolay olacak şey değil.Hani derler ya şundan 1-2 yıl önce alsan şu kadar paraya alamassın diye;aynıları 2 hafta öncesi içinde söylendi Beşiktaş'a.Bir ara çıkmaza girince transfer diğer takım taraftarları hem bir ohh çekti hemde dalga geçmeye başladılar siz kim Quaresma'yı almak kim gibisinden.Ama olan oldu,bu sene bomba Beşiktaş'tan geldi.Önceki senelerde Kewell,Baros,Elano,Dos Santos,Jo ile ismen büyük transferleri Galatasaray yapmıştı.Bu sene anlaşılan sıra Beşiktaş'ta.Çünkü sıradaki gündem Robinho siyah beyazlılarda.Quaresma'dan sonra yok artık canım abartmayın da diyemiyor insan.Schuster'de geldikten sonra Robinho'da gelirse çok çok büyük işe imza atmış olacak Beşiktaş yönetimi.Geçen senelerde saçma sapan isimlere o kadar çok para harcadı ki Beşiktaş yönetimi bu oyunculara ne kadar verililirse verilsin kimse itiraz etmez bence.Çünkü bu iki oyuncuda normal şartlarda sadece parayla ikna edebileceğiniz türden futbolcular değil.


Şampiyon Bursaspor'da Şampiyonlar Ligi için bir zamanlar Galatasaray'ın çok istediği Federico Insua'yı renklerine kattı.Hem Bursa hem Insua ilk kez boy gösterecek şampiyonlar liginde.Eğer as adamlarından vazgeçmesse Bursaspor Insua takıma bir kaç kademe birden atlatabilir oynanan futbol bakımından.Yerli transferi küçük paralara halledip genel olarak yabancı transferine odaklanmalılar.Orta sahaya takviye geldi.Diğer mevkilerede,öncelikle forvet,stoper ve sol bek mevkilerine kalbur üstü yabancı oyuncu transferleri yapılırsa hem ligde yine iddialı konumda olurlar hemde Türk futbolunu daha iyi bir şekilde Avrupa'da temsil ederler.

Bir önemli transfer haberi de bugün Kayserispor'dan geldi.Helder Postiga'yla anlaşmış sarı kırmızılı ekip.3 senedir forvetlerini Portekiz liginden seçiyor Kayserispor.İlk önce Milan Purovic gelmişti.Geçirdiği sakatlık yüzünden pek verimli olamamıştı.Ardından geçen sene Makakula geldi ve Kayserispor yine bir gol kralı çıkarmış oldu.Bu senede Helder Postiga.Kayserispor transferde ve oynanan futbolda yani komple takım olarak belli bir standarta ulaştı ve bunun altına düşmemeye kararlılar.Şu an belkide Bursaspordan daha sistematik büyüyorlar.Telafuz ederken korkmaya gerek yok artık;şampiyonluk için iddialı hale çok daha kolay gelebilirler bu gidişle.

Son olarak Galatasaray'a gelelim.Hala icraat yok maalesef.Bunda Dünya Kupası'nında etkisi vardır tabi.Elden çıkarılması gündeme gelen Elano,Keita ve Dos Santos'ta yeterince kısır futbol oynanan turnuvada diğer süperstarlarla eşdeğer futbol oynayınca kafalarda karışmış olabilir tabi.Hatta Türk milli takımının hazırlık kampında Arda'nın performansı da onun geleceğini değiştirmiş olabilir.Öncelikle Topal'ın boşluğu doldurulmalı.Oraya tekniği çok yüksek olmasına gerek yok ama savaşçı ve fizikli bir oyuncu transfer edilmeli.Bordeaux'taki Alou Diarra tarzı bir isim.Sonra sol bek tabi ki.Diğer transferler muhtemelen gidecek olan oyunculara ve onlardan gelecek paraya göre şekillenecek.1-2 hafta içinde bitmeli bu iş.Zaten sezonu yine erken açacağız.Geçen senki gibi bir sorunla karşılaşmamalıyız o yüzden.

16 Haziran 2010 Çarşamba

Futbolun Adaleti...


...YOKMUŞ.İspanya-İsviçre maçında bir kez daha tanık olduk buna.Harika bir futbol sergiledi İspanyollar.Paslar,driblingler arapasları,alan boşaltmalar herşey muazzam.Tek eksik şut ve gol.Ottmar Hitzfeld'in öğrencileride aynı ölçüde savunma örneği göstererek durdurmayı demeyelimde İspanyolların sonuca gitmesini engellediler.Şanslarınında yardımıyla son Avrupa şampiyonu ve bu kupanında en büyük favorilerinden olan İspanya'yı devirmeye başladılar.Bir önceki postta yazmıştık grup değerlendirmesini ama işler çok değişti şimdi.Erken final izleyebiliriz bir sürpriz daha olmassa.

Dünya Kupası | H Grubu


H Grubu
İspanya
Şili
İsviçre
Honduras

Hali hazırda oynanan İspanya-İsviçre maçının devre arasında yazdığım için biraz daha kesin niteliklerde olacak bu grup değerlendirmem.Zira İspanya'yı 45 dakika izlemem yetti bile.Kuşkusuz en zevk veren takımı turnuvanın.14,30 daki maçtada Şili Honduras'ı 1-0 devirdi.Yani kısır futbol oynanan bu turnucada Şili, İsviçre maçını çok rahat beraberliğe kitleyebilir ve bir üst tura çıkabilir.Grup maçları başladıktan sonra yazmaya başladığım için bu grubu çokta inciğine cıncığına girmenin anlamı yok.F ve H grubu izlenir.Ardından hem Brezilya'nın hem İspanya'nın grup lideri olması istenir ve ardından Brezilya-İspanya yarı finalinin tadından yenmez.

15 Haziran 2010 Salı

Dünya Kupası | G Grubu


Brezilya
Portekiz
Filidişi Sahilleri
Kuzey Kore

Brezilya düzenlenen Dünya Kupalarının hepsine katılan ve kendi kıtasının dışında kupayı kazanan tek takım olarak katılıyor turnuvaya. Kupanın İspanya ile birlikte en büyük adaylarından olan Brezilya bana göre İspanyadan bir adım önde görünse de kupayı İspanyollara kaptıracaklarını düşünüyorum. Takımın elemelerdeki en golcü oyuncusu olan Luis Fabiano kupada da Dunga'nın en önemli kozu olarak sahada olacaktır. Takımın dünyaca ünlü yıldızı sezonun neredeyse yarısını oynamadan geçiren Kaka'nın ne yapacağı da fotbolseverler tarafından merak ediliyor. Brezilya'nın kalesini ise son yıllardaki performansı ile Buffon'dan hatta diğer bütün kalecilerden iyi olarak gösterilen Julio Cesar koruyacak. Cesar takımda bence Kaka'dan bile önemli bir isim. Çünkü kaledeki sağlam duruşu ve çıkardığı toplarla defansa güven veriyor bence. Tabi defans işi abartıp kendini salabilir de kalede aslan gibi kaleci var diye(!).

Portekiz turnuvada nereye kadar giderse bunda aslan payı kesinlikle Cristianoda olacaktır. Bir katkı veremezse de Portekiz'in bi' yerlere gideceğini zannetmiyorum. Pepe, Bosingva, Nani gibi yıldızların eksik olması da Portekiz'in eksilerinden. Pepe'nin yokluğunda defansın yükünü büyük ihtimalle son Dünya Kupasını oynayan emektar Ricardo Carvalho çekecek. Portekiz hakkında söylenecek fazla bir şey yok dediğim gibi Cristiano'nun performansı belirleyecek büyük ihtimalle Portekiz'in durumunu.

Fildişi hem ölüm grubunda olması hem de en büyük yıldızları olan Drogba'nın sakatlığı dolayısıyla grupta baya bir zorlanacaktır. Drogba'nın sadece ilk maçı kaçıracağı söyleniyor ama ilk maçın Portekiz ile olması da ayrı bir şanssızlık. En azından ilk maç Kuzey Kore ile olsaydı bi' şekilde galip gelebilirdiler faka Cristiano'lu Portekiz karşısında şansları pek fazla yok gibime geliyor.

Kuzey Kore'nin bu gruptan puan alabileceğini sanmıyorum hatta gol atarlarsa bu onlar için büyük bir piyango olur bence. O yüzden fazla yazmaya gerek yok Kore hakkında.

Bu arada geçirdiği ameliyat dolayısıyla hastanede olan alessio'ya geçmiş olsun dileklerimi yolluyor ve en kısa zamanda eski sağlığına kavuşmasını diliyorum.

14 Haziran 2010 Pazartesi

Dünya Kupası | Fanzone




Soluk Turuncu : Hollanda 2-0 Danimarka


Turnuvalara her anlamda renk katan bir takım Hollanda.Bugün Güney Afrika'da ilk defa sahne aldılar ve rakipleri Danimarka'ydı.Maçı zorlansada 2-0 aldı Hollanda.Ama iyi futbol yoktu yine diğer oynanan maçlarda olduğu gibi(Almanya maçı tabi ki hariç).İlk yarı Danimarka harike bir savunma örneği izletti herkese.Hollanda Van der Vaart,Sneijder,Persie,Kuyt gibi isimlerle kısa ve ara paslarıyla rakip kaleye yönelmeye çalıştı ama o kadar yakın markaj vardı ki 1 yada 2 pas isabetli olabildi anca.İkinci yarının hemen başında Danimarka'nın kendi kalesine attığı gol hem Hollanda'yı rahatlattı hem de Danimarka'nın o kadar katı savunma yapmasını bozdu.Gol için riskler almaya başladı Danimarka sonraları ve bu da Hollanda'nın işine geldi.Elia'nın direkten dönen topunu Kuyt tamamladı ve maçı 2-0 kazandı portakallar.Elia üstüne katarak ilerlemeye devam ediyor.Çok seri bir oyuncu.Robben in yokluğunda bence ilk 11 de yararlanılabilirdi.Sağ bekleri Van der Wiel'i ise hiç beğenmedim.Wilfred Bouma'yı hatırlattı bana.Ama milli takım oyuncusu değil bence.Danimarka da ise defans zaten kağıt üstünde de çok iyi gözüküyordu ve bu sahada da böyle oldu.Şanssız bir şekilde o golü yemeseler sonuna kadar aynı tempoda devam edebilirlerdi belki de.Sonuç olarak Hollanda beklenen 3 puanı aldı ama bu biraz zor oldu.Yani bu portakallar daha tam olmamış.

Mutu'ya Acımadılar


Chelsea ile 4 yıllık kontratı varken kokain kullanan Adrian Mutu CAS tarafından 20,7 milyon dolar tazminat ödemek zorunda bırakıldı.Kokain kullandığı ortaya çıktıktan sonra Chelsea sözleşmenin gerekliliklerini yerine getirmiyor diye sözleşmesini feshetmişti Mutu'nun.Mutu da bunun üzerine İtalya'ya gitmişti.Bunun üzerine Chelsea FIFA'ya başvurmuştu ve karar nihayet açıklandı.Herhalde bu ceza ya bu parayı ödersin ya da bir daha futbol oynayamassın gibisinden bir ceza.Kendi etti kendi buldu Mutu.Futbolu bıraksada elinde avcunda pek bir şey kalmayacak herhalde.

12 Haziran 2010 Cumartesi

Ömer Üründül Mü Vuvuzela Mı?




Biliyorum çok zor soru.Vuvuzelaya belki bi yerden sonra alışırım ama Ömer Üründül'ün maç yorumlamasına bir türlü alışamıyorum.Bazen asıl işkence onun yorumları oluyor cidden.Bir de inatla isimleri yanlış okuması yok mu.Bugün maç boyunca Agüero'ya Agüera dedi.6-2 biten Roma-İnter maçında da Aquillani'ye Agilani diyerek bitirmişti olayı zaten.Yanında maç anlatanda bir kere uyarmadı demek ki saygısından.Başka yorumcu bulamıyor mu acaba koskoca TRT.

Dünya Kupası | F Grubu


F Grubu
İtalya
Slovakya
Paraguay
Yeni Zellanda


İtalya çok yüksek ihtimal lider bitirecektir grubu.Kendi basınları tarafından kadro seçimi yüzünden eleştirilere mağruz kaldı Lippi.Ama bence gayet kaliteli bir kadroya sahip İtalya.Şampiyon olduktan 4 sene sonra takımdaki 24 kişiyide değiştiremem dedi Lippi eleştirilere karşılık olarak.Bence İtalya'nın tek handikapı Del Piero ve Totti gibi lider 2 ismin yokluğunda yeni bir lider bulamayışlerı.Pirlo'yla bu açığı kapatıcaktı belki Lippi ama o da sakatlandı.Bu yüzden bu turnuvada İtalya'nın kolay kolay akıcı bir şekilde hücum yapabileceğini düşünmüyorum.Yarı final için Hollanda ile kapışırlar bence ama sonucu tabi ki çok zor böyle bir maçın.Ama yarı finale kalırlarsa eğer bu son şampiyon için kötü bir sonuç olarak gözüksede bence kabul edilebilir sonuç olur.

Grupta ikincilik için Paraguay ve Slovakya kapışacak.Paraguay maçları böyle büyük bir turnuvada Oscar Cardozo'yu izleyebilmek adına güzel olacak bence.Slovakya ise eleme maçlarında Slovenya dışında tüm takımları yendiler.Onların bu performasnından ötürü Çek Cumuhuriyeti Dünya Kupasında boy gösteremeyecek.Her bölgede belli kalitenin üstünde bir kaç isime sahip Slovakya.Skrtel,Sapara,Hamsik,Vittek,Holosko,Stoch gibi isimlerin önderliğinde Slovakya grup müsabakalarından sonrada yoluna devam edecektir.

Yeni Zellanda ise turnuvanın kapalı kutularından.Kadrolarında Ryan Nelsen,Chris Kellen gibi İngiltere'de top koşturan futbolcular var.Onun dışında benim bildiğim kadarıyla çoğu Amerika ya ya Yeni Zellanda'da futbol oynuyorlar.Okyanusya grubunu 6 maçta 5 galibiyet ve 1 mağlubiyetle tamamlayarak lider çıktılar.Ardından Bahreyn'le yaptıkları eleme maçında rakibine 0-0 ve 1-0 lık skorlarla üstünlük kurarak Dünya Kupası vizesi aldılar.Yaptıkları hakkında fikrim bunlar yapacakları konusunda ise hiç bir fikrim yok.Grupta sonunculuk dışında herhangi bir sonuç mucize onlar için.

İtalya ve Dünya Kupasından bahsetmişken:Everyone loves an italian girl

Arjantin 1-0 Nijerya



Arjantin maça fıtına gibi başladı Messi arkadaşlarını ve kendini iyi pozisyonlara soktu ve kornerden golu attılar. Şayet geri kalan sürede de başlangıçtaki gibi oynasalardı gerçekten gole doyabilirdik. Fakat Maradona'nın Arantini ağır tempoyla defanstan topu ağır ağır çıkararak süreyi eritti. Ara sıra yaptıkları hızlı ataklarda Enyeama kaleyi Arjantinli oyunculara kapatınca 6. dakikada gelen ilk gol aynı zamanda son gol oldu ve maç bitti. Maçın adamı açık ara Enyeama'dır. Messinin ayakiçiyle köşeye yolladığı 3 şutunu ve birkaç pozisyonda Hiquan'in şutlarını kurtararak farkın açılmasını engelledi. Bundan sonraki maçlarda da aynı performansını sürdürürse İsrailden daha büyük liglere gitme ihtimali çok yüksek olur benden söylemesi. Hatta Galatasaray'a gelmesini bile isterim kendisinin.

Nijerya ise yaptığı cılız ataklarla gol aradı arjantin karşısında. 2. yarıda Martins ve Taiwo'nun sakatlığı dolayısıyla oyuna giren Uche takımı biraz hareketlendirdi. Martins girdikten sonra bir pozisyonda uzaktan çektiği sert şut Romero'nun üzerine gidince tehlike yaratmadı. Maçın kendileri adına en tehlikeli atağını ise 80'lerde Uche müsait durumda topu auta yollayınca umutları da bir nevi tükenmiş oldu.