22 Eylül 2017 Cuma

UEFA Uluslar Ligi




UEFA başlamasına bir yıldan az bir süre kalan(6 Eylül 2018) UEFA Uluslar Ligi turnuvasının kurallarını ve düzenlemesini onayladı. Turnuvanın logosu da UEFA'nın geçtiğimiz Çarşamba günü Nyon'da yaptığı toplantıda tanıtıldı.

2018/2019 UEFA Uluslar Ligi: Kurallar Neler?


UEFA Uluslar Ligi milli takımların hazırlık maçlarının yerine geçen ve takımların kendilerine denk takımlarla daha rekabetçi maçlar yaparak sürekli başarıyı amaçlayan bir turnuvadır.

Turnuvaya UEFA üyesi 55 ülke katılacak.

Takımlar 2018 Dünya Kupası Elemelerinden sonra ortaya çıkacak Milli Takımlar Katsayı Sıralaması'ndaki sıralamalarına göre A,B,C ve D olmak üzere 4 lige ayrılacaklar. (2018 Dünya Kupası elemeleri play-off sonuçları sıralamaya dahil edilmeyecektir.)

Sıralamadaki ilk 12 takım A Ligi'nde mücadele edecek. Sıradaki 12 takım B Ligi'nde ,sonraki 15 takım C Ligi'nde ve geriye kalan 16 takım da D Ligi'nde yer alacaklar.

A ve B ligleri 3'er takımlı 4 gruptan oluşmakta.

C Ligi'nde 1 grup 3 takımdan, diğer 3 grup ise 4 takımdan oluşuyor. D Liginde ise 4 takımlı 4 grup olacak.

Bütün kura prosedürü onaylandı. Maçlar iç sahada ve deplasmanda olmak üzere 2018 yılının Eylül ve Kasım aylarında oynanacak.(Takımlar gruplarının büyüklüğüne göre 4 veya 6 maç oynayacaklar)

A Ligi'ndeki grup liderleri 2019 Haziran ayında UEFA Uluslar Ligi Finalleri'nde oynamaya hak kazanacaklar. UEFA Uluslar Ligi Finalleri 2 yarı final, 1 üçüncülük maçı ve 1 final olmak üzere UEFA'nın 2018 Aralık'ta belirleyeceği bir ev sahibi ülkede oynanacak.Finallere ev sahipliği yapacak ülke Finallere kalan ülkeler arasından seçilecek.

A,B ve C liglerini son sırada bitiren takımlar küme düşüp, yerlerine B,C ve D ligleri liderleri yükselecekler.

Böylelikle bütün takımlar turnuvanın kazananı olmak için ya da bulundukları ligden yükselmek ya da küme düşmemek için rekabet halinde olacaklar.

UEFA Uluslar Ligi grupları 24 Ocak 2018 günü Lozan'da açıklanacak. Yine aynı gün turnuvanın kupası da tanıtılacak.

EURO 2020 Elemeleri


EURO 2020 elemeleri büyük oranda eskisiyle aynı. 24 ülke turnuvada boy gösterecek.Elemeler Mart 2019'da başlayacak. Hiçbir ev sahibi ülke direkt katılım hakkına sahip olmayacak (Bu turnuvada 13 ev sahibi ülke var)

24 takımın 20'si eleme maçlarıyle belirlenecek. Kalan 4 takım ise UEFA Uluslar ligi grup kazananları olacak. Her ligin(A,B,C ve D) kendi yolu olacak ve bu liglerin grup liderleri 2 çift ayaklı yarı final ve 1 tek ayaklı final oynayacaklar. Bu finalleri kazanan takımlar EURO 2020 biletlerini ceplerine koyacaklar. Eğer bu kazananlar elemelerde turnuvaya katılım hakkını zaten kazandıysa sıra UEFA katsayısına göre bir sonraki ülkenin olacak.

24 Ekim 2016 Pazartesi

İzleme Ağındakiler Bu Hafta Ne Yaptı?


Bu hafta Belçika Ligi'inden takip ettiğim 5 oyuncudan 3'ü aynı maçtaydı. Ülkenin en büyük rekabetlerinden Club Brugge- Anderlecht maçı vardı bu hafta sonu. Cools,Wesley ve Tielemans takımları için süre aldılar. Brugge maçı 2-1 kazandı. Wesley hariç dikkat çekecek bir performans koyamadı oyuncular. Wesley ise oyuna girdikten 10 dakika sonra atılmasıyla bir harikaydı gerçekten:) Bu maç adamlarım için kısaca vasat geçti diyebilirim.

Ndidi ve takımı Genk ise Sint-Truiden maçından 1-0 galibiyetle ayrıldı. Ndidi üst üste 11. maçında da 90 dakika sahada kalmayı başardı. 19 yaşındaki bir futbolcu için büyük bir şans bu. Defansif orta saha olarak takımının gol yememesi de bu maçtaki başarısı diyebiliriz.


Mahmoud Hassan Trezeguet ise 90 dakika süre aldığı Mechelen-Mouscron maçında skor kağıdına adını yazdıramadı ve takımının 2-0 kaybetmesine engel olamadı.


Hollanda Ligi'nde takip ettiğim oyuncular Belçika'ya göre çok daha iyilerdi. PSV-Sparta maçına takımına galibiyet golünü atan isim 20 yaşındaki orta saha oyuncusu Bart Ramselaar oldu.Maçta toplam 55 kere topla buluşan Ramselaar %86'lık bir pas başarı yüzdesi elde etti. Yine aynı maçta oyuna 75. dakikada giren Zinchenko ise 6/6 isabetli pas 1/1 isabetli orta, 15 dakikada 15 kere topla buluşma, 2/2 top kapma ve 3/4 ikili mücadele istatistikleriyle göz doldurdu. Kesinlikle daha fazla süre almayı hakkediyor Zinchenko.

Willem II- Utrecht karşılasmasında Zivkovic 90 dakika sahada kaldı. Takımı 1-0 galip geldi ancak Zivkovic skor kağıdına adını yazdıramadı. Toplamda 6 ikili mücadele ve 3 hava top mücadelesi kaybetmesi onun adına pek iyi değildi bu maçta.

Temsilcimiz Enes Ünal ise takımına katkı vermeye devam ediyor. 2-0 Twente galibiyetiyle sonuçlanan Go Ahead Eagles maçında 90 dakika sahada yer aldı Enes ve bir de asist yaptı. 3/7 isabetli şutla sahada en çok isabetli şut çeken futbolcular arasındaydı.

Bu sezonun şu ana kadarki sürpriz takımı Heerenveen'de forma giyen St. Juste için de güzel bir hafta oldu. Takımı Heracles karşısında 3-1 kazandı ve son golü genç stoper St.Juste attı. Girdiği bütün ikili mücadeleleri ve hava topu mücadelelerini kazandı St. Juste. 

Not: Maçkolik plus sayesinde Hollanda ligi hakkında çok detaylı istatistiklere ulaşabiliyorum. Ancak Belçika ligi için o kadar detaylı araştırma yapamadım. Umarım Belçika ligi için de maçkolik plus özelliği devreye girer yakın zamanda.

23 Ekim 2016 Pazar

Çin Piyangosu


Çin Süper Ligi'nde bitime 2 hafta kala Guangzhou Evergrande şampiyonluğunu ilan etti. Çin ligi'nin en değerli takımı olan Guangzhou Evergrande üst üst 6. kez şampiyon olma başarısını gösterdi. Çin ligi'nde yeni sezon Mart ayının başında başlayacak ve takımlar yine Avrupa'lı takımlardan yapacakları takviyelerle yeni sezona girecek. Özellikle son 5 senedir Çin takımları Avrupa transfer piyasasında dengeleri ciddi bir şekilde alt üst etti. Peki Çin ligi takımlarından Avrupa'nın hangi ligine ne kadar para aktı?

Son 5 senedir Avrupa'nın 25 farklı ülkesinden futbolcular Çin Ligi'ne transfer yaptılar. Toplamda 84 futbolcu 457.395.000 € karşılığında Çin'in yolunu tuttu. Bu 84 futbolcunun yaş ortalaması 26,8. Yani düşünülenin aksine sadece ununu elemiş ipini asmış futbolcular gitmiyor Çin'e.

Çin sermayesinden en çok para kazanan ilk 5 ülke:
1-Rusya: 68,4 m €
2-İngiltere: 64,5 m €
3-İspanya: 60,3 m €
4-Ukrayna: 52 m €
5-İtalya: 44,5 m €

Türkiye'den Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve Bursaspor Çin piyangosunun vurduğu kulüplerden. Burak Yılmaz, Ersan Gülüm, Demba Ba, Mbia, Henrique, Papadopoulos ve Batalla toplamda 41 milyon 785 bin € bonservis bedeliyle Çin Süper Ligi'ne transfer olmuşlardı.

Sezonlara göre kıyaslama yaparsak Çin'den kazanılan bonservis geliri her sezon biraz daha artıyor:
12/13: 19,5 m €
13/14: 26,1 m €
14/15: 55,3 m €
15/16: 251,5 m €
16/17: 104.9 m € ( Çin ligi ana transfer dönemi gelirleri hariç)

21 Ekim 2016 Cuma

Belçika Ligi | Oyuncu Profilleri

Dün Belçika ligindeki oyuncularımı belirlemiştim. Sıra bu 5 oyuncu hakkında bilgi vermekte:

1- Youri Tielemans
16 yaşından beri Anderlecht takımında boy gösteren Tielemans'a artık aşina olduk. Şu 19 yaşında ve geçtiğimiz 3 sezonda her sene ortalama 44 maça çıkmış. Genç bir oyuncunun gelişimi açısından harika bir sayı bu.

Tielemans oyun kurucu posizyonunda oynuyor Anderlecht'te. Belçika A milli takımında henüz forma giyemedi. Önünde bu kadar mükemmel bir jenarasyon olmasa A milli forma için bu kadar beklemiyor olabilirdi Tielemans.

Burada onu takibe almamın sebebi Hollanda'dan Zivkovic'i takibe almamla aynı. Hangi büyük takıma ne zaman gidecek sadece onu merak ediyorum. Kendisi ilk aşamada Dortmund ve Atletico Madrid'e çok yakışır aslında. Bu sene sonu bu sorunun cevabını alırız muhtemelen.

2-Wesley

Wesley, Club Brugge'un Slovakya'dan keşfi. Slovakya'da Trencin formasıyla geçtiğimiz sezon 13 gol atan genç santrafor devre arası transfer döneminde Belçika kariyerine başladı. 1,90 boyundaki pivot santraforun mükemmel bir fizik avantajı var. Brugge'da ve sonrasında doğru işlenirse çok iyi yerlere gelebilir Wesley. Brugge taraftarı Wesley Sonck'tan sonra bir başka Wesley'le gol sevinçlerine devam edecek gibi duruyorlar. Takipteyiz!





3- Dion Cools
Dion Cools Malezya asıllı Belçika'lı sağ bek oyuncusu. 2 senedir Club Brugge formasıyla seyrediyoruz onu. Geçen sene Meunier'in yedeğiydi ve çok fazla forma şansı bulamamıştı. Bu sene biraz daha fazla süre almasını bekliyorum.Altyapıdaki ilk yıllarında sağ açık pozisyonunda oynaması sebebiyle hücuma da katkı veren Cools bu özelliğiyle modern bir bek görünümü çiziyor.






4-Onyinye Ndidi
Ndidi 19 yaşında ve 3 senedir Belçika Ligi'nde Genk forması giyiyor. Özellikle son 2 senedir ciddi süreler alan Ndidi bu sayede gelişimini hızlı bir şekilde sürdürüyor.Ndidi ülkemizde 2013'te düzenlenen ve benim de İstanbul'daki maçları stattan takip etme şansı bulduğum turnuvada çıkış yapmıştı ilk olarak. Genelde ön libero mevkisinde oynayan Ndidi zaman zaman stoper de oynayabiliyor.


5-Mahmoud Hassan "Trezeguet"
Gözlerimiz bayağı bir kısınca David Trezguet'e benziyor evet kabul edelim! Neyse lakabı çok ilgilendirmiyor bizi zaten. Mahmoud Hassan'ın bonservisi Anderlecht takımında. Bu sene Mouscron'da kiralık oynuyor. Anderlecht'ten önce Al-Ahly takımıyla boy göstermeye başlamıştı. Orta saha mevkiinde oynuyor. İki ayağını da kullanabiliyor ve çok teknik bir oyuncu. Mouscron onun yeteneklerini rahatça sergileyebilmesi açısından büyük bir şans olacak diye düşünüyorum.

19 Ekim 2016 Çarşamba

Belçika Ligi | Genç Yetenekler


Belçika liginden belirlediğim 5 oyuncu:

1-Youri Tielemans-Anderlecht
2-Wesley-C. Brugge
3-Dion Cools-C. Brugge
4-Onyinye Ndidi-Genk
5-Mahmoud Hassan "Trezeguet"-Mouscron

Oyuncular hakkında kısa bilgileri bir sonraki yazıda paylaşacağım.

17 Ekim 2016 Pazartesi

Hollanda Ligi | Oyuncu Profilleri

Dün Hollanda liginden seçtiğim 5 futbolcuyu bu yazıda belirtmiştim. Şimdi bu oyuncular hakkında kısa bilgiler vereceğim.

1-Oleksandr Zinchenko

Zinchenko 15 Aralık 1996 doğumlu. Orta sahanın ortasında forvete biraz yakın pozisyonda oynuyor. Pep Guardiola'lı Manchester City onu 4m € karşılığında Ukrayna'nın Ufa takımından transfer etti. Çoğu İngiliz kulübünün yaptığı gibi de aynı sezon içerisinde PSV'ye kiralandı. Şu an için market değeri de yaklaşık 4-5m€ civarında. Shakhtar altyapısından çıkmasına rağmen onlar adına hiçbir maç oynamadan takımdan ayrıldı. Önce Rubin Kazan'da denemeleri katıldı ardından da FC Ufa'ya imzayı attı Zinchenko.

Euro 2016'da da takımı adına 3 maçta da görev alan Zinchenko milli takım hocası Shevchenko'nun elinde olan ülkesinin en genç gol atan oyuncusu rekorunu da kırarak şimdiden küçük çaplı bir tarih yazdı bile. 

2-Richairo Zivkovic

Richario Zivkovic aslında piyasaya yeni çıkmış bir futbolcu değil. Buna rağmen 20 yaşında olması ve gerçekten yüksek beklentili bir oyuncu olması onu bu listeye soktu. 5 Eylül 1996 doğumlu Zivkovic forvet pozisyonunda oynuyor. Bundan 4 sene önce yani 16 yaşında Groningen formasıyla 4 Eredivisie maçına çıktı. 17 yaşında ise aynı forma ile 11 gol atmayı başardı ve tüm dikkatleri üzerine çekti. 2014/2015 senesinde Ajax'a 1,9m€ bedelle transfer oldu. 2007 senesinde Groningen'den Ajax'a geçen Luis Suarez'e göre çok düşük bir bedeldi bu(7,5m€). 

Bu sezona kadar genellikle Ajax'ın genç takımında oynayan Zivkovic bu sene Utrecht'e kiralandı. Wonderkid'likten sıradan bir yetenekli futbolcuya geçmeden önceki belki de son senesi bu sene. Onun içimn Utrecht'teki kariyerini merakla takip etmekteyim.

3-Bart Ramselaar

96 doğumlu başka bir yıldız adayı Ramselaar. Utrecht altyapısından çıkma. Bu sezon başında PSV'ye 4,7m€'ya transfer oldu. PSV'ye imza atmadan önce 41 maçlık bir Eredivisie tecrübesi var. Şu anki güncel piyasa değeri 5m€ civarında.

Genel olarak merkez ortasaha pozisyonunda görev alıyor Ramselaar. Dikini top sürme konusunda özel bir yeteneğe sahip kendisi. Bunun dışında kısa ve yine dikine paslarıyla da pozisyonunun hakkını vermeye çalışıyor. Defansif yönü biraz zayıf olsa da bu sene Hollanda ligine damga vuran genç yeteneklerden olabilir.

4-Enes Ünal

Hollanda ligi ve genç yeteneklerinden bahsediyorsak bu listeye Enes'i almamak olmazdı. 16. yaşında Manchester City'e transfer olan Enes'in yolu çok açık inşallah. City gibi bir takımda ilk 11 oyuncusu olur mu bilinmez ancak kiralandığı takımlarda kendini gösterirse önümüzdeki yıllarda Avrupa'da adından çokça söz ettiren golcülerden olmaması için hiçbir sebep yok. Şu an kiralık oynadığı Twente onun için doğru kulüp gibi duruyor. 

Türkiye milli takımının da yavaş yavaş 9 numaralı formasını giymeye başlayan Enes eminim ki uzun yıllar o formayı çıkartmayacak.

5-Jerry St. Juste

Listedeki tek defans oyuncusu St. Juste. 1996 doğumlu bir başka isim. Altyapısından yetiştiği Heerenveen'de forma giyiyor. Van Gaal zamanında ismi Manchester United'la anılsa da henüz transfer yapmış değil. Hollandalı Varane benzetmeleri yapılıyor kendisine. 50'den fazla lig maçı tecrübesine sahip St. Juste Hollanda liginde dikkat çeken yıldız adaylarından birisi.




16 Ekim 2016 Pazar

Hollanda Ligi | Genç Yetenekler



Aklımdaki şey şu: Büyük ligler hariç çoğu ligden 5 kişi belirleyip onların gelişimini takip etmek istiyorum. Hem kendimi ölçmek hem de scouting işini Football Manager'ın biraz dışarısına çıkartabilmek adına güzel olabilir diye düşündüm. Yapacağım değerlendirmeler kendi işimin de yoğunluğundan dolayı istatistikler ve maç özetleriyle mümkün olacak. 
Hollanda ligiyle başlıyorum. Bu ligde yer alan 20 yaş altı oyunculardan 5 tane seçtim. Söz konusu lig Hollanda olunca bunda gerçekten zorlandım. Bu 5 oyuncuyu seçerken ligdeki en iyi 5 20 yaş altı oyuncular olduklarını iddia etmiyorum. Şahsen merak ettiklerimi de bu listelere koyacağım ki sene içerisinde gelişimlerini daha iyi takip edebileyim.

Hollanda liginde izleme ağıma takılan 5 oyuncu şöyle:

1-Oleksandr Zinchenko(PSV)
2-Richario Zivkovic(Utrecht)
3-Bart Ramselaar(PSV)
4-Enes Ünal(Twente)
5-Jerry St. Juste (Heerenveen)

Diğer liglerden de 5'er kişi belirledikten sonra oyuncular hakkında kısa bilgileri ve onların haftalık performanslarını buraya yazmaya başlayacağım. 

4 Temmuz 2015 Cumartesi

TSL All Star

Bu sene değil de ne zaman yapılacak bu organizasyon. Ben olsam şimdiden biletlerini çıkartmıştım satışa ve bilmem kaç ülkeye pazarlamıştım bile. Ama yönetenlere sorsak kesin şu cevabı alırız: "İyi bir şey olsa Almanlar, İngilizler yapardı, o yüzden gerek görmedik."

Yabancılar: Muslera-Beck,Kjaer,Chedjou,Telles-Ronaldinho,Meireles,Nani,Sneijder,Podolski-Eto'o

Yerliler: Onur-Gökhan,Semih,Serdar Aziz,Caner-Topal,Selçuk,Ozan Tufan,Gökhan Töre,Olcay Şahan-Burak


Hem taraftarlar arası gerginliğin sezon öncesi bir nebze düşmesine sebep olur. Hem de ligler başlamadan Avrupa'da dikkatleri üzerimize çekmek için bir yöntem olabilir. Şahsen ben böyle bir maça bilet almak için sıraya girerdim.

Not: Passolig yoktur bu maçta!

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Dybala'nın Gölgesindeki Adam: Franco Vazquez


Franco Vazquez'in adını bu sene çok az duymamızın tek bir sebebi var: Paulo Dybala. Dybala'nın henüz 21 yaşında olması bunda etkili oldu tabi ki de ama performans açısından hiç te aşağı kalır yanı yok vatandaşı Franco Vazquez'in. İki Arjantin'li Palermo'nun en etkili silahıydı bu sene (Vazquez Arjantinli ancak İtalya milli takımını tercih etti ve 2 hazırlık karşılaşmasında görev aldı. 2 Avrupa Şampiyonası eleme maçında ise kadroya alında ancak süre bulamadı). Dybala bunun meyvesini 32 milyon euro'ya Juventus'a transfer olarak aldı. İlginçtir Franco Vazquez'le ilgili söylentiler pek beklediğim seviyede değil. Bu sene 10 gol 10 asistle oynadı 26 yaşındaki futbolcu.

Vazquez'in kariyeri biraz çalkantılı da geçmedi değil. Belki de arka planda kalmasının bir sebebi de budur. Palermo'ya ilk geldiği sene kabus gibiydi onun için. Belgrano'dan 4.5 milyon euro'ya transfer edildi 2011 senesinde. O sıralar belki Javier Pastore etkisi bekledi Palermo'lular kendisinden ama o tam tersi Palermo'daki ilk 485 dakikasında ne gol atabildi ne de asist yapabildi.

Bir sonraki seneyi Vallecano'da kiralık geçirdikten sonra tekrardan Palermo'ya döndü ve takımıyla Seri A'ya yükselme mücadelesi verdi. Ve bahsettiğimiz üzere geçen sene Dybala'yla şov yaptılar adeta. Uzaktan şutları ve dikine kolaylıkla gidebilmesi en önemli özelliklerinden. transfer döneminin henüz başlarındayız ve hala iyi bir transfer yapabilir Vazquez. Dybala transferindeki gibi olmasa da Palermo'da bayağı bir kar eder bu transferden.

30 Haziran 2015 Salı

Atınç Nukan Transferi


Beşiktaş'ın genç stoperi Atınç resmi olarak açıklanmasa da artık Leipzig'in futbolcusu diyebiliriz. Bu transfer herhalde hemen hemen kimsenin beklediği bir transfer haberi değildi. Buna Atınç bile dahildir. Bu transferle alakalı yazma sebebim ise bir çok yönden düşünmemizi gerektiren bir transfer olması bence. Aşağıda madde madde açıklamaya çalıştım bunları:

1-Öncelikle sürekli Avrupa'ya oyuncu satamamamızdan yakınan ve buna takıntılı biri olarak bu transfere çok sevindim. Transferin 6 milyon euro gibi yüksek bir bonservis bedeliyle de olması cabası.

2- Leipzig gibi bir proje takımı olmasaydı acaba Atınç'ı ne zaman, kaça ve kime satabilirdik? Birinci maddenin hemen sonrasında kendime bu soruyu sordum. Az da olsa önemli bir soru ama sonuca bakalım biz yine de.

3- Nasıl olur da itibarı Beşiktaş'tan kat ve kat düşük olan bir takım genç yetenek adı altında Beşiktaş'tan transfer yapabilir? Yine sorumuzun cevabı Leipzig'in bir proje takımı olması.

4- Beşiktaş şunu diyemez miydi bu transferde "Atınç genç yetenek, şu an satacağımıza 3-4 sene sonra daha fazla paraya satabiliriz."? Burada da şahsi fikrim Beşiktaş dahil herkes farkında bir daha ne böyle bir proje takımı gelip bir oyuncusunu ister, ne de Atınç Beşiktaş'ta kendini geliştirip daha da değerlenir. Şu anki takım ve oyuncuların mantığıyla böyle bir şey söz konusu bile değil.

5- Beşiktaş'ın tam da mali anlamda ihtiyacı olduğu bir dönemde böyle bir teklifin gelmesi belki de başlı başına bu teklifin reddedilmesini güçleştiriyor zaten. Demba Ba ve Atınç'ın parasıyla Şenol Hoca ihtiyacı olan 3-4 oyuncuyu çok rahat katabilir takıma.

6-Türk futbolu açısından bakarsak olaya belki de rahat 15 sene konuşabileceğimiz uluslararası düzeyde bir stoperimiz olacak Avrupa futbol arenasında. Ralf Rangnick gibi bir hocayla çalışacak olması da ayrıca şans. Tesadüftür ki bir önceki yazımda bahsettiğim Hoffenheim mucizesinde de baş rolde Rangnick vardı.


Sonuç olarak bu transfer bana başlangıçta çok mantıksız gibi gelmişti. Ama yukarıdaki gibi tek tek her durumu değerlendirince bu transfer kurgulansa ancak bu kadar olur diye düşünmeye başladım.Beni en çok ilgilendiren kısmı Atınç'ın gelişimi ve onu izleyen başka futbolcularımız olacak mı olmayacak mı kısmı? İlkinden ümitliyim ama ikincisinden hala değilim.

24 Haziran 2015 Çarşamba

Hoffenheim Olabilmek

Hoffenheim 1990 yılında 8. ligdeydi. 25 senede onlarca kupa kazanmadılar belki ama hadlerini bilerek yöneticilik dersi verdiler adeta kulüp yöneticileri ve sahipleri. Sahipleri de işin içine katıyorum çünkü kulübün kaderi 90  yılında Ditmar Hoppa isimli bir milyarderin batık haldeki kulübü satın almasıyla başladı her şey. Hoffenheim'ın 2009'da Bundesliga'ya çıktığını hesaba katarsak 19 senede 8 lig yükselmek inanılmaz bir hikaye bence.

Benim burada değineceğim konu transfer başarıları olacak Hoffenheim'ın. En son Firmino'yu Liverpool'a tam 41 milyon €'ya sattılar. Transferde hesap kitaba kafa yorduğum şu günlerde kıskanılacak bir takım olarak çıktı karşıma Hoffenheim. Aşağıda bazı sattıkları oyuncuları tablo haline getirdim. Ümitsizce darısı başımıza diyorum.



Not: Marifet Bruma'yı genç yaşta 10 milyon €'ya alabilmek değil. Diyelim ki aldın, 30'a, 40'a satacaksın. Şu an olduğu gibi birileri 7-8 milyon € verse de elden çıkartsak gözüyle bakmayacaksın...


23 Haziran 2015 Salı

Eto'o Değil, Türk Futbolu Bitmiş!


Antalyaspor'un Eto'o transferi tam bir saçmalık. Ne vizyon katkısı var ne başka birşey. Hanginiz Ronaldinho'nun son oynadığı takımın adını ezbere biliyor? Yabancı sınırının kalktığı şu dönemde bir sürü ucuz ve kaliteli yabancı getirmeleri gerekirken göz göre göre emekli olmadan önce son vurgununu yapacak olan Eto'o yu getirmek ya da getirmeye çalışmak tam anlamıyla ahmaklıktır. Hangi akla hizmet bir önceki takımı Sampdoria'da aldığı ücretin 3 katını teklif edebiliyor bu yöneticiler. Antalyasporlu muhalif yöneticiler veya taraftarlar artık her kimse bu olayı bir an evvel engelleyip o başkanı ve yönetimi oradan indirmeleri gerekiyor. Çok yakın zamanda bir Orduspor örneği var ama ders alınmamış demek ki. Belki agresif bir yazı oldu ama inanın ülke futbolunu böyle yöneten kişilere az bile. Eto'o gelirse umarım 3 maçtan fazla maça çıkmaz ve Antalyaspor'da bir daha hiç yükselmemek üzere en alt liglere kadar düşer. 

18 Haziran 2015 Perşembe

Galatasaray ve Transfer Dönemi Üzerine

Hem medyada hem sosyal medyada o kadar fazla bilgi kirliği var ki bu transfer döneminde çıldırmamak elde değil. Okuduğunuz bir haberin 5 dakika sonra tam tersini okuyorsunuz. Böyle bir ortamda taraftar olarak etkilenmemek elde değil. Özellikle Galatasaray taraftarıysanız!
Madde madde düşüncelerimi aşağıya sıralayayım:

1-  Şampiyon takım olarak Galatasaray'da transfer döneminin o kadar da hareketli geçmesini beklemiyordum zaten. Ama bu plansız olmayı gerektirmiyor. Şu yönetim ve/veya teknik heyet hem ağırdan alıyor hem de plansız gözüküyorlar.
2- Bence takıma bir forvet(yıldız), bir stoper(Chedjou'nun bir gömlek altı olabilir ama genç) bir defansif orta saha(Melo'nun alternatifi, yıldız) transferleri yapılmazsa olmaz. Bunun dışında gönderilecek futbolculara göre orta sınıf potansiyelli yabancılar kovalanmalı.
3- Sürekli bonservisi elinde olan futbolcuları takip etmenin anlamı yok. Çünkü artık bu futbolcular da öncelikli transfer hedefi olduklarının farkında ve bonservis masrafları da olmadığı için çok yüksek maaşlar talep etmekte.
4- Artık bir şekilde Galatasaray oyuncu satmalı. Menejerlerle içli dışlı mı olunur ya da komisyon mu yedirilir bilmiyorum ama futbolcu satmalıyız artık. Yoksa alıp faydalanamadığımız her futbolcu elimizde kalıyor ve sonunda bedavaya gidiyor.
5- Takımdan ayrılması gerektiğini düşündüğüm futbolcular: Tarık Çamdal, Sinan Bolat, Eray İşçan, Dany,Yekta Kurtuluş, Pandev, Dzemaili.
6- En takıntılı olduğum konu: Scouting. Bu scout ekibi ne iş yapar Galatasaray'da bilen var mı? Podolski'yi mi izliyorlar? Yoksa 10 milyon'a Bruma'yı mı aldırtıyorlar? Bana Bruma gibi adamı 2-3 milyonken getirtmedikten sonra hiç bir önemi yok bu birimin. En azından transfer tutmazsa Bruma da olduğu gibi zararın bu kadar büyük olmaz.

7- Sonuncusu ve en önemlisi: Şampiyonlar Ligi hedef alınmalı. Lafta değil ama bu sefer mümkünse. Kimse ŞL şampiyonluğu beklemiyor takımdan. Ama hedefi yüksek koymanın hiçbir zararı olmaz. Yoksa bu takım zaten geçen senenin sonundaki duruşunu göstersin yine şampiyon olur.

9 Haziran 2015 Salı

ASRoma 15-16 İç Saha Forması

Gelecek sezonun ilk forması çıktı Roma'da. Sade ve çok başarılı bence. Sponsor illa ki gelir o zamana kadar Vamos Sport'tan bir tane almak lazım hemen.



2 Haziran 2015 Salı

4. Yıldız'ın Mimarları | Futbolcular



Hamza Hamzaoğlu'ndan bahsetmiştik. Sırada futbolcular var. Gerçekten zor ve aşırı baskılı bir sezondu. Çok şükür ki futbolcularımız yeteneklerinin yanı sıra arzu ve istekleriyle de ipi göğüsleyen taraf oldu. Hepsinin emeği ayrı ayrı var tabi ki ama bir kaç isimden özellikle bahsetmemek olmaz.

Takımın en güvendiğim yeri kesinlikle kalesi. Muslera geldiğinden beri en çok gol yediği sezonda belki de en iyi performansını gösterdi. Takım savunması ve kademe anlayışındaki sıkıntılar onu çok zor durumda bıraktı özellikle ligin ilk yarısında ve Şampiyonlar Ligi'nde.  Premier Lig kendisinin hayali daha geldiği ilk gün söyledi ama umarım bu hayalinden vazgeçirebiliriz kendisini. Zira bu sene Sinan Bolat transferinden sonra gelen " Seneye Muslera'yı satarız iyi paraya yerine de Sinan geçer" yorumları tam anlamıyla çuvalladı. Bir Zapata, Leo Franco daha kaldıramaz bu bünye bu kadar kısa süre içerisinde.

Diğer bir isim tabi ki de Sneijder. Hani genelde yıldız futbolcular için "şunu yapmıyor,bunu yapmıyor ama"'lı cümleler kurarız ya, Sneijder o amadan sonrasını öyle bir doldurdu ki kimse sesini çıkartamadı. Takımın kalitesini bir kaç gömlek arttıran bir futbolcu Sneijder. Ben Galatasaray'ım ve yerim Avrupa diyorsan Sneijder gibiler hep takımında olmalı.

Melo'nun son günlerdeki gereksiz açıklamalarını es geçerekten söylüyorum; mükemmel bir profesyonel. O sakatlıktan dönmesi zaten mucize ama 2-3 hafta daha salsa kendini şampiyonluk çok yüksek ihtimal gitmişti. Onun yokluğunu aratmayan Hamit Altıntop'ta beni ayrıca şaşırtanlardan.


Bunların dışında Dany'siz Chedjou'yu çok sevdim ben. Takıma tam anlamıyla oturdu bu sene. Hakan Balta ve Sabri Sarıoğlu artık bizi tartışmayın dedirttiler. Hakikatten de Aydın, Yekta, Olcan gibiler bu takımdayken sıranın onlara çok sonralarda gelmesi gerekiyor. Eleştirilere çok girmek istemiyorum,onu önümüzdeki senenin takımıyla alakalı bir yazıda ayrıca enine boyuna yazacağım.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Sponsor Şampiyonlukları

Marshall'lı forma deriz hep mesela. Çünkü 4 sene üst üste gelen şampiyonlukların son 2'sinde o vardı göğsümüzde. En önemlisi UEFA kupasını aldığımız o formada da Marshall vardı. Çoğu taraftar gözü kapalı söyler Süper Kupa'daki sponsorun Telsim olduğunu. Son yıllarda ise zorla sponsor buluyor takımlarımız. Normal şartlarda 4 yıldızlı formada sponsor olmak için yarışır hale gelmesi gerekiyor firmaların ama göreceğiz.

Tüm bunları düşünürken aklıma şampiyon olan takımların sponsorları acaba nelerdi diye geldi ve aşağıdaki araştırmayı yaptım.80 senesinden öncesi için sponsor bulamadım ben ama bilen varsa gönderirse onu da eklerim. Beşiktaş'ınkini araştırmak gerçekten çok sıkıcıydı. Trabzonspor'un ise zordu. Şampiyon ise 7 şampiyonlukla Avea oldu(Aria dahil).



27 Mayıs 2015 Çarşamba

STSL 2014-2015 Altın ve Gümüş Kadro



Son hafta neredeyse bütün takımlar için formalite icabı geçeceği için ben dayanamayıp şimdiden altın ve gümüş kadroları hazırladım.

Altın kadroda Yasin Öztekin ikinci yarıdaki mükemmel performansıyla yer aldı. Onun dışındaki isimler için bence neden aldın diye sorulmamalı. Bütün senenin en iyileriydi.


Gümüş kadroyu hazırlamak ise biraz daha zor oldu. Kaleci konusunda Karcemarskas ve Hakan Arıkan arasında gittim geldim. Forvette ise her ne kadar Demba Ba son haftalarda düşüşe geçse de bence Fernandao'dan sonra ligin en iyi performans gösteren forvetiydi. Sol kanatta ise belki Babel'in yerine Doka'da alınabilirdi kadroya.

Bu yazıyı yazarken acaba bu iki takım maç yapsa sonuç nasıl olurdu sorusu geldi aklıma. Football Manager data altyapısıyla bir maç ayarlarım belki.

4. Yıldız'ın Mimarları | Hamza Hamzaoğlu


Çok şükür ki bu sezonu 20. şampiyonluğumuzu kazanarak kapatıyoruz. 4.yıldız olayı bana göre sembolik ama onun da camia için gururu ayrı tabii. Ne yalan söyleyeyim Hamza Hamzaoğlu geldiği zaman bile ŞL'ne kalalım bari diye düşünüyordum. Çünkü takım top oynamıyordu. HH'den sonra takım bence yine çok iyi futbol oynamadı. Hatta normal şartlarda şampiyonluğa yetebilecek bir oyun bile değil Galatasaray'ın oynadığı. Ama ülkede futbolun kalitesi o kadar düştü ki rakiplerine kıyasla Galatasaray'ın futbolu en iyiler arasındaydı. Son haftalardaki muhteşem inanmışlığı da bununla birleşince şampiyonluk geldi.

Bu şampiyonlukta diğer her şampiyonlukta olduğu gibi birden fazla done birden fazla kırılma anı var. Zaten şampiyonlukları da güzelleştiren, anlam kazandıran bu hikayeler değil mi? Ben kendimce önem sırasına göre blogda ayrı ayrı başlıklarda yazmaya çalışacağım bu şampiyonlukta emeği geçenleri ve nedenlerini. Birinci sırada tartışmasız Hamza Hamzoğlu var!

1- Hamza Hamzaoğlu:
Daha teknik direktörümüz olmadan önce duruşuyla karakteriyle ve Akhisar'da yaptıklarıyla oraya göz kırpıyordu zaten Hamza hoca. Dünya Kupası'nda Sneijder'e "giydirmesiyle" biraz kızdırmıştı bizi ama yine de takıma getirilince olumlu karşıladığım bir isimdi kendisi.

ŞL'de alınan kötü sonuçlar sonrası takımda moraller çok düşmüştü ve inanılmaz kırılgan bir yapı oluşmuştu. HH öncelikle bunu düzelterek çok zor bir işi başarmış oldu. Ziraat Türkiye Kupası'nda zayıf rakiplere karşı alınan gollü galibiyetlerin bunda payı vardı. Zamanlama olarak mükemmeldi hatta.  Bu maçlar sayesinde kulübede kaybolan bir çok oyuncuyu da tekrardan takıma kazanmış oldu. Hatta içlerinden biri belki de şampiyonluğu getirdi Galatasaray'a(Yasin Öztekin).

HH'nun karakteri,karizması, maç başlayana kadar ki taktik anlayışı ve takımı yönetmesine diyecek tek kelimem yok. Tam da ihtiyacımız olan şeydi bunlar. Bir tek eleştirim maç esnasında takıma yaptığı/yapamadığı dokunuşlarla alakalı olabilir kendisine. Onu da büyük kulüp çalıştırmanın zorluğu ve stresine veriyorum bu sene için. Önümüzdeki sene daha net göreceğiz.

Galatasaray tabiri caizse muhtaç olduğu kuvveti yine damarlarındaki asil kanda bulmuştu. Bu şampiyonlukta aslan payı kesinlikle Hamza Hamzaoğlu'nun!

21 Mayıs 2015 Perşembe

Gümüş Yıldız Juventus'un



Bir Roma taraftarı olarak üzülerek yazıyorum ki gümüş yıldız da Juventus'un. Daha önce bir kaç kez yazmışlığım var buradan ama yine de hatırlatalım: İtalya kupasında her 10 şampiyonluğa bir gümüş yıldız veriliyor. Aslında dün ilk defa verilmiş oldu. İtalya kupası finalinde Lazio'yu 2-1 yenerek 10. şampiyonluğuna ulaştı Juventus. 20 senelik bir lanet vardı Juventus'ta aslında ama baktılar ki kimsenin alacağı yok bunu da biz alalım dediler. Zaten yeterince yıldız varken farklı renkteki bir diğer yıldızı logoda nereye koyacaklar bilmiyorum.

Bu sene daha evvel lig şampiyonluğunu da garantileyen Juve; ŞL finalinde galip gelmesi durumunda 2010 Inter'den sonra üçleme yapan ikinci takım olacak.

Gümüş yıldıza en yakın diğer ekipler 9 şampiyonlukla Roma ve 7 şampiyonlukla Inter.

Altın yıldızı anca çocuğum görür o yüzden şu gümüş yıldızı artık almalıyız.

19 Mayıs 2015 Salı

Modern Kahvehane: Facebook

Bu yazacaklarım tabi ki kişiden kişiye değişecektir ama eminim benimle aynı durumda olan bir çok insan var. Bu yazıyı yazarken biraz da öz eleştiri yapıyorum aslında. Facebook'ta Twitter'da bir şeyler paylaşırken zeka yaşımız düşüyor bence. Özellikle konu spor ya da siyasetse. Bakıyorum 30-40 yaşlarında adamlar ergence paylaşımlarda bulunuyorlar. Diğerleri de bunu ciddiye alıp bir hışımla kontraya kalkıyor(buna ben de dahilim.) Eskiden kullanılan kahvehane muhabbeti denilen şeyi buralarda yapıyoruz artık. Hiç araştırmadan, okumadan. Başkalarının bizi yönlendirmesine çok açığız. Birkaç gerçek var ki hep unutuyoruz:

1- Herkes seninle aynı fikirde olacak diye bir şey yok. Hatta bu imkansız.
2- Doğru bir falan değildir. Doğru bir olsa eğer şu dünyada yaşamak bu kadar zor olmazdı.
3- Diyelim ki karşındakinin fikrini değiştirmeye niyetlendin. Hangi birine yetişeceksin? Ömrün yeter mi?

Bu durum çok uzun zamandır beni rahatsız ediyor. Rahatsız etmesine rağmen çoğu zaman kendimi tutamıyorum da. Artık değişmeli bu. En azından o karşımdaki adamdan bir farkım olduğunu kendime ispatlamalıyım. Yoksa sadece farklı görüşleri savunan aynı yapıda insanlardan başka bir şey değiliz demektir. Ve ben o seviyede olmayı asla kabul etmiyorum.(göreceğiz!).